Yeni yıl hediyesi kitaplar İş Kültür’de
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nın dünyamızı zenginleştiren, ilham veren, her yaştan okura hitap eden kitapları aralık ayında da raflardaki yerini aldı.

İş Kültür, yeni yıla girerken okurlarına Türk ve Dünya Edebiyatı Klasikleri, İnceleme-Araştırma, Tarih, Anı ve Çocuk gibi farklı dizilerinden keyifle okunacak bir seçki sunuyor.
Çağdaş Dünya Edebiyatı
KÜÇÜK ÜLKENİN KAPLANLARI
Juhea Kim
İngilizce aslından çeviren: Duygu Akın
1917’de, işgal altındaki Kore’nin karlı dağlarında ailesinin karnını doyurmak için avlanan bir avcı, genç bir Japon subayını ve birliğini kaplan saldırısından kurtarır. Bu karşılaşma yarım asır sürecek, onlarca insanın kaderini etkileyecek olaylar silsilesinin başlangıcı olur.
Öte yandan henüz küçük bir kız olan Jade, hizmetçilik yapmak için kapısını çaldığı Madam Silver’ın kurtizanlık okulunda bulur kendini. Bu sırada sokaklarda dilencilik ve yankesicilikle hayatta kalmaya çalışan öksüz bir çocukla, JungHo’yla tanışacaktır.
PyongYang’ın şaşaalı kurtizan okulu odalarından günbegün modernleşen Seul’ün göz alıcı kafelerine, kuzey rüzgârlarının estiği ormanlardan Mançurya’nın savaş meydanlarına Küçük Ülkenin Kaplanları, kendilerinin ve uluslarının kaderini ellerine almaya çalışan birbirinden renkli karakterlerin etkileyici hikâyesini ilmek ilmek dokuyor.
Arkadaşların düşman, düşmanların kurtarıcı olduğu, kahramanların yargılandığı ve kaplanların şekilden şekle girdiği Juhea Kim’in bu ilk romanı, dünya çapında ilgi gördü ve on dört dile çevrildi.
“Küçük Ülkenin Kaplanları, içtenlikle yazılmış, dokunaklı anlarla dolu bir roman.” –NPR
“Sürükleyici, görkemli… Roman boyunca dünya siyaseti hakkında yapılan gözlemler, okura tarih bilinci aşılıyor… Karmaşık ve birbirinden ilginç karakterler de cabası.” –Los Angeles Times
“20. yüzyıl Kore tarihini yeniden canlandıran, unutulmaz karakterlerle dolu edebi bir başyapıt.”–Kirkus Reviews
“Sarsıcı ve etkileyici bir okuma deneyimi sunarken mekânın ve zamanın şartlarını gözler önüne seren samimi fakat aynı zamanda politik yankıları olan bir roman.” –Chicago Review of Books
Modern Klasikler Dizisi
EKSİK TOHUM
Anthony Burgess
İngilizce aslından çeviren: Başak Güntekin
Anthony Burgess çok katmanlı karşı-ütopyacı romanı Eksik Tohum’da karanlık bir yakın gelecek vizyonu ortaya koyar. Sonuçları küresel ölçekte hissedilen aşırı nüfus artışının yol açtığı kıtlık ve açlık Birleşik Krallık’ı da etkisi altına almış, yamyamlık ülkenin dört bir yanına yayılmıştır. Hükümet ise nüfus artışına çözüm olarak eşcinselliği ve kısırlaştırma operasyonlarını teşvik etmekte, düzmece savaşlara başvurmaktadır.
Burgess, T. R. Malthus’un nüfus kuramını hicvederek, doğum oranını kontrol etmeye girişmek gibi aşırı önlemlerin beyhudeliğine işaret eder. Kaosun hüküm sürdüğü, ahlakın muğlaklaştığı bu dünya, okuru uygarlığın kırılganlığına ve insanın sınırlarına dair nahoş gerçeklikle yüzleştirir. IV. yüzyılda yaşamış heretik keşiş Pelagius ile çağdaşı Aziz Augustinus arasındaki ihtilaf romanın ana eksenini oluştururken, tarihin döngüselliği de sık sık vurgulanır. Pelagius insanın doğasının özünde iyi olduğunu ve insan iradesinin özgürlüğünü savunur. Augustinus’a göre ise her türlü iyilik Tanrı’dan gelir ve Tanrı’nın iradesinin her insan için belirlediği yazgıyı hiçbir şey değiştiremez. Tarih de bu iki karşıt görüşün ağır bastığı evrelerle, ikisi arasındaki bir ara evrenin sürekli yinelenmesinden ibarettir.
Türk Edebiyatı Klasikleri
SANDALIM GELİYOR VARDA
Osman Cemal Kaygılı
“Şimdi burada size vaktiyle başımdan geçmiş olan deniz maceralarının hepsini birden anlatacak değilim. Bu yazımda size yine başımdan geçmiş tek bir macera anlatacağım ki bu ötekiler gibi korkunç değil, bilakis çok hoş, çok tatlı, oldukça eğlenceli ve kolay akla fikre gelmeyecek olan bir maceradır. Dinleyin şimdi benden, gençlik yaşımda başımdan geçmiş olan o tatlı, bal gibi deniz hikâyesini!”
Eserlerinde İstanbul’un kenar mahallelerinde yaşayan sıradan insanların başlarından geçen eğlenceli, renkli ve bazen de trajikomik olayları bir gözlemci sıfatıyla anlatan Osman Cemal Kaygılı’nın en başarılı olduğu edebi türün hikâyecilik olduğu kabul edilir. İki uzun hikâyeden oluşan Sandalım Geliyor Varda, Osman Cemal’in 1938 yılında yayımlanan son hikâye kitabıdır. Kitaba adını veren “Sandalım Geliyor Varda” hikâyesinde, Haliç’te sandal sefası yapan anlatıcı kahraman ile genç bir kız arasında başlayan ve Tevfik Fikret, Ahmet Haşim, Yahya Kemal şiirleri ve şarkıları eşliğinde devam eden, neşe ve hüznün iç içe geçtiği bir aşk macerası anlatılır. İlk kez 1925 yılında yayımlanan “Tekin Olmayan Kedi”de ise yaramaz kedileri Sarman’dan kurtulmak isteyen bir çiftin başından geçen trajikomik olaylar hikâye edilir.
Anı
YAKIN TARİHTE GÖRDÜKLERİM VE GEÇİRDİKLERİM – CİLT II: 1918-1922
Ahmet Emin Yalman
Gazeteci Ahmet Emin Yalman’ın çocukluk yıllarından Mondros Mütarekesi’ne kadar olan dönemi anlattığı anılarının birinci cildi, yazarın İttihat ve Terakki üyeleriyle beraber tutuklandığı döneme kadar gelmişti. İkinci cilt Ahmet Emin Bey’in, Damad Ferit Paşa hükümeti tarafından Kütahya’ya sürgüne gönderilmesiyle başlıyor.
Üç ay sonra sürgünden İstanbul’a dönen Ahmet Emin Bey, İzmir’in işgalinin ardından hızla büyüyen Milli Mücadele’ye Vakit gazetesine yazdığı yazılarla destek olmaya devam eder. 16 Mart 1920’de İstanbul’un işgaliyle İngilizler tarafından Malta’ya gönderilir. Anılarının büyük kısmını, yaklaşık iki yıl süren ve nazırlarla, mebuslarla, gazetecilerle geçen bu sürgün günleri oluşturur. Malta’dan kurtulur kurtulmaz “Memleketin ortasında kurulan yepyeni âlemi mutlaka kendi gözlerimle görmeliyim” diyerek Ankara’ya giden Ahmet Emin Bey, burada Mustafa Kemal Paşa, Fevzi Paşa, Rauf Bey ve Yusuf Kemal Bey’le mülakatlar yapar. Yazar, Mustafa Kemal Atatürk’ün hayat hikâyesini anlattığı ilk gazeteci olur. Ankara’dan Batı Cephesi’ne savaş muhabiri olarak gider ve cephe izlenimlerini Vakit gazetesinde okurlarına aktarır.
Basın tarihimizin önemli figürlerinden Ahmet Emin Yalman’ın anılarının 1918-1922 yıllarını kapsayan bu cildi, bir gazetecinin mütareke döneminde Malta’ya sürülenler hakkındaki tanıklıkları ve Milli Mücadele’ye hem Ankara hem de cephe hattından yaptığı değerlendirmeleri açısından özel bir önem taşıyor.
Tarih
SIRA İKTİSADİ ZAFERDE – İZMİR’DE İLK TÜRKİYE İKTİSAT KONGRESİ VE SERGİSİ ALBÜMÜ–1923
Y. Doğan Çetinkaya
“Siyasi ve askeri muzafferiyetler ne kadar büyük olursa olsun, iktisadi zaferle taçlandırılmazsa semereleri payidar olamaz.” Gazi Mustafa Kemal Paşa, 17 Şubat 1923 günü İzmir’de başlayan Türkiye İktisat Kongresi’nin açılış konuşmasında temsilcilere bu sözlerle seslendi. Milli Mücadele’nin askeri cephesinin zaferle sonuçlandırıldığı, siyasi olarak ise Lozan müzakerelerine kapitülasyonların kaldırılması tartışmasıyla ara verilmek zorunda kalınan bir dönemde yapılan kongrenin ana hedefi Batı dünyasına iktisadi bağımsızlıktan hiçbir şekilde vazgeçilmeyeceği mesajını göndermek ve iktisadi kurtuluşu ve iktisadi egemenliği ifade eden Milli İktisat siyasetini hayata geçirmekti.
Y. Doğan Çetinkaya tarafından hazırlanan bu çalışma,17 Şubat-4 Mart 1923 tarihleri arasında yapılan kongrede Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın nutkunun tam metniyle birlikte Zafer Toprak, Y. Doğan Çetinkaya ve Tünay Aras’ın kongrenin esasları ve Meclis’te ve dönem basınında yapılan tartışmalar üzerine makaleleri ile ilk kez yayımlanacak Türkiye İktisat Kongresi Sergisi’ne ait fotoğraf albümünü kapsıyor. Kitap, kongre çalışmaları ve sergiye katılan yerli girişimcilerin iktisadi faaliyetlerine dair önemli bir katkı sunuyor.
İnceleme - Araştırma
FELSEFENİN EN GÜZEL TARİHİ
Luc Ferry – Claude Capelier
Fransızca aslından çeviren: Öznur Karakaş
Neden hâlâ filozoflardan söz ediyoruz? Çünkü her çağ, kendi anlam krizini aşmak için düşünceye geri dönmek zorundadır. Geleneksel idealler ister ruhani ister ulusal isterse devrimci olsun, artık çoğu kişi için yaşama yön verecek güçte değil. Kaderimizin elimizden kaydığı duygusu, hiç olmadığı kadar derin. Bu koşullar altında hayatımıza yeniden bir yön tayin etmede felsefeden medet umabilir miyiz? Öyleyse, nereden başlamalı?
Luc Ferry, Claude Capelier ile kurduğu diyalogda düşüncenin Antikçağ’dan bugüne beş büyük evresini izliyor: Yunanlılar kurtuluşu kozmosta gördükleri uyumda, Ortaçağ inançta aradı; Rönesans hümanizmi keşfetti, modernite aklın sınırlarını sorguladı. Peki ya şimdi? Ferry’nin önerisi ne inanca ne ideolojiye yaslanan, aklın berraklığına ve insani bağlara dayanan yeni bir sevgi hümanizmidir. Felsefeyi bir soyutlama değil, yaşama sanatı olarak ele alan Ferry’nin “laik maneviyat” dediği bu yaklaşım şunu vurgular: Anlam, dogmalarda değil, kendi için düşünmeye cüret etme ve sevme kapasitesinde aranmalıdır.
Geçmişin büyük fikirlerini bugünün kaygılarıyla buluşturan Felsefenin En Güzel Tarihi insanın kendini, çağını ve kaderini anlamak için çıktığı en uzun yolculuğun hikâyesi – ve bu yolculuk henüz bitmiş değil.
SHAKESPEARE OKUMALARI
Ataol Behramoğlu
Shakespeare Okumaları, Ataol Behramoğlu’nun Shakespeare oyunları üzerine 2017-2021 yılları arasında kaleme aldığı ve çeşitli dergilerde yayımlanan 20 yazısını bir araya getiriyor. Yazılarının temel hedefini Shakespeare üzerine ezbere ve tekrara düşmeden düşünebilmek, onun oyun yazarlığını elden geldiğince içselleştirebilmek olarak belirleyen Behramoğlu, çalışırken var olan Shakespeare araştırmalarından, bilgi hazinesinden yararlanıp destek almaktansa kişisel izlenimlerini, sorularını, beğeni ya da eleştirilerini dile getirmeyi yeğliyor. Shakespeare Okumaları’nda, ülkemizin en değerli ozanlarından biri, dünyanın en değerli ozanlarından biriyle ozanca sohbet ediyor.
Çocuk – Okul Öncesi
İLKLER VE SONLAR – MEVSİMLER DEĞİŞİRKEN
Yazan: Leda Schubert
Resimleyen: Clover Robin
İngilizce aslından çeviren: Onur Öztürk
Baharın geldiğini nereden anlarız? Peki ya kışa ne zaman veda ederiz? Parkta piknik yaparken veya yazın taze sıkılmış limonlarla yapılan limonatayı içerken hem yeni hem tanıdık şeylere merhaba deriz ve bir mevsimden diğerine geçmenin sevincini yaşarız. Fakat bir yandan, bazı şeyleri son defa yapmanın buruk hissi de eşlik eder bize. Mesela altın sarısı bir sonbahar gününde son defa çimleri biçeriz, kışın ilk haftalarında güneye doğru uçan son kazları seyrederiz. Mevsim değişikliklerini nasıl kutlarsanız kutlayın her yıl bir mucize gibi gelir!
DİNOZOR MACERASI – KAZ, BUL, KEŞFET!
İngilizce aslından çeviren: Özlem Özbal
Büyük dinozor macerasına hoş geldiniz! Kazı alanlarında çalışan fosilbilimcilere katılarak fosillerin geçmişimiz hakkında bilgi edinmemize nasıl yardımcı olduğunu görün. Dinozorların sırlarını ortaya çıkarmak ve milyonlarca yıl önce Dünya’da dolaşan bu ilginç hayvanlar hakkında her şeyi öğrenmek için ısıyla şeffaflaşan siyah alanları kazıp keşfedin!
Yorumlar
0 yorumHenüz yorum yok.
