Tutmayan hedeflerin vergi hali ve 3 gerçek

Orhan Ertürk'ün ekonomide tutmayan hedefleri konu olarak ele alan yazısı...

Tutmayan hedeflerin vergi hali ve 3 gerçek

Amin Maalouf’un yıllar önce yazdığı ”Çivisi Çıkmış Dünya” adlı deneme türündeki kitabı okumayanlara öneririm. Kitabın konusu bir tarafta enerji kaynaklarının sömürüsü, doğal felaketler, diğer tarafta yanlış ve kişisel çıkarlara hizmet eden politik tercihlerinin karşısında ekonomik ve siyasal krizlerle mücadele eden insanlık için bir yol haritasına ilişkin…

Günlük rutinimizde onlarca hizmet ve mal satın alıyoruz, aynı zamanda hizmet sunuyoruz ve bir şeyler satıyoruz. Neden tercih ediliyoruz?

Bir şirketin başına atanan tepe yönetici bütün istekleri karşılandığı, gerekli koşullar sağlandığı ve yetki verildiği halde hedefleri tutturamasa onu göreve getirenler ne kadar süre tahammül eder dersiniz. 

Müşteri temsilcisi, fırın ustası, berber, manav, kasap, aşçı… Hepsi işinde ehil ve uzman olduğu için tercih edilirler ve ortak paydada memnuniyet esastır. Bir bedel ödersiniz ve karşılığını beklersiniz. Beklentileriniz karşılanmadığında ise bir, iki, en fazla üç şans verir günün sonunda seçiminizi değiştirirsiniz. Günün uzunluğu size bağlı, birkaç ay, birkaç yıl belki de 10 yıllar…

Vatandaş olarak durumumuz benzerdir aslında. Demokratik seçimlerde oy verip işinin ehli olduğuna inandığımız kişilerin görev yapmasını onaylarız. Ödediğimiz direk (gelir vergisi, kurumlar vergisi) ve dolaylı (KDV, ÖTV, harçlar vs…) vergilerin karşılığını haklı olarak bekleriz. Vergiden kaçınanlar ve ödemeyenler konumuz dışı!

Gündemimiz çift haneli enflasyon, yüksek işsizlik ve milli gelirin adil olmayan paylaşımına ilişkin olumsuzluklarla dolu. Elde kalan ise yaratılamayan toplumsal refah ve fakirleşmenin artmaya devam etmesi…

Son 15 yıla ait resmi istatistiklere bakıp biraz detaylandıralım.

Önce Enflasyon;

2006 hedef %5          gerçekleşen %9,7          Sapma % 94

2011  hedef %5,5     gerçekleşen %10,4        Sapma % 89

2016 hedef%5           gerçekleşen %8,5          Sapma % 70 

2017-2020 yılları arası enflasyon hedefi hep aynı %5, gerçekleşen ise; 2017 yılında %11,92, 2018 yılında %20,30, 2019 yılında %11,84 ve 2020 yılında %14,60 olarak sonuçlandı. Ortalama sapma oranı %200 civarında ama sapmalar konumuz dışı!

2021 yılsonu enflasyon hedefi %5 idi, önce% 9,4 sonra % 12,2 daha sonra %14,1 ve en sonunda %18,4 olarak revize edildi. 2021 yılsonunda enflasyonun %20 civarında (%300 sapma ile) gerçekleşmesi bekleniyor. 

Unutmadan 2022 ve 2023 yılları için enflasyon hedefimiz yine aynı %5! ve belli ki uzun yıllar daha konumuz dışı…

Çalışanların hemen hemen yarısının asgari ücret aldığı bir toplum için en doğru gösterge gıda enflasyonudur. Kişisel gıda enflasyonunu hesaplamak isteyenlerin bir yıl önce filelerini aynı ürünlerle kaç TL’ye doldurduklarını hatırlamaları yeterli olacaktır. Gerçi sokaktaki enflasyon gerçeği konumuz dışı!

Enflasyon, zorla tahakkuk ettirilen ve ödettirilen fiili vergi demektir. Enflasyon fakirleştiren verginin adıdır ve yıllardır hepimiz ödüyoruz. Bu arada Avrupa geneli çift haneli enflasyon sorununu yıllar önce çözdü. (Ancak tahmin edeceğiniz gibi Avrupa’nın açlık ve boş raflarla mücadelesi de konumuz dışı!)

İşsizliğe göz atacak olursak; 2005-2015 yılları arasında işsizlik %10 seviyesinde gerçekleşirken son 5 yıldır %13-14 bandında seyrediyor. 2022 yılında işsizlik oranının %12’ye gerilemesi hedefleniyor. Genç işsizliği gerçeği de konumuz dışı!

Servet Dağılımı hangi yönde ilerliyor dersiniz;

Türkiye’nin %1’lik kesimi (yaklaşık 850 bin kişi) toplam servetin %42,8’ine, 

%5’lik kesim (yaklaşık 4,2 milyon kişi) toplam servetin %62,20’sine

%10’luk kesim (yaklaşık 8,5 milyon kişi) toplam servetin %72,10’una sahip.

Geriye kalan %90’lık kesimin alamadığı pay da konumuz dışı!

On yıl önce anons edilen 2023 hedefleri heyecan verici idi gerçekten; Dünyanın ilk 10 büyük ekonomisi arasına girmesi, milli gelirin kişi başı 20 bin doların üzerine çıkarılması, enflasyon ve işsizliğin %5’e düşürülmesi, ekonomideki kayıtdışılık oranının %15’e düşürülmesi vs… Bu hedeflerden oldukça uzaklaştık ve belliki konumuz dışı!

Silginiz kaleminizden önce bitiyorsa fazlaca hata yapıyorsunuz diye ironik bir ifade vardır. Enflasyonunuz ve işsizliğiniz çift haneli ise fazlaca hata yapıyorsunuz diye uyarlasak…  

  • Çift haneli enflasyon özellikle gelir dağılımında alt ve orta katmanlardaki kesimin daha fazla fakirleşmesine sebep olur,
  • İş yaratmayan ve işsizliği azaltmayan büyüme adil olmayan gelir dağılımının dahada büyüdüğünün bir işaretidir,
  • Toplumsal refah yaratmayan büyüme bir yetişkinin sadece göbeği genişleyen bir obeze dönüşmesi sürecine benzer.

Amin Maalouf Ortadoğu insanını şöyle tanımlar; “Her şeye üzülen fakat hiçbir şeyle ilgilenmeyen insanlar”. Gerçi bize ne Ortadoğu’dan konumuz dışı!

Asıl konumuz ise tutmayan hedeflerin döngüsel revizelerinin bedelleri, yani hepimize yansıyan fazladan maliyet gerçeği…

İster çalışan ister çalıştıran kim olursanız olun, konu dışı kalmak istemiyorsanız verginizin takipçisi olun…

Orhan Ertürk 

[email protected]

https://twitter.com/erturkorhan