Ekonomi Manşet logo
İstanbul|
19°
Anasayfa
Gündem

Türkiye elektrik enerjisi’nde ördek eğrisi İle tanıştı

Güneş enerjisinin hızla yaygınlaşmasıyla birlikte Türkiye’de, özellikle ilkbahar ve düşük talep dönemlerinde “duck curve” etkisi artık net şekilde gözlemleniyor. Öğle saatlerinde güneş üretimi zirve yaparken, tüketim nispeten düşük kalıyor ve bu da EPİAŞ Gün Öncesi Piyasası’nda fiyatların ciddi oranda gerilemesine yol açıyor.

Türkiye elektrik enerjisi’nde ördek eğrisi İle tanıştı

Öğlen Bolluğu: Haziran Ortasında Ücretsiz Elektrik 15 Haziran 2025 Pazar günü, düşük hafta sonu talebi ve yüksek güneş üretimi birleşince, EPİAŞ Gün Öncesi Piyasası’nda gün ortasında birçok saatte PTF 0 TL/MWh seviyesine kadar geriledi. 



Üstteki grafik, bu tarihteki fiyat eğrisinde duck curve etkisinin ne kadar belirgin olduğunu açıkça gösteriyor. (Kaynak: EPİAŞ) 


Sezonluk Değişkenlik: Yaz Aylarında Farklı Bir Dalga 


Bu etki yıl boyunca sabit değil. Temmuz–Ağustos aylarında artan klima kaynaklı öğle talebi, öğle saatlerindeki fiyat düşüşünü sınırlıyor. Buna karşın, akşam saatlerinde güneş üretiminin hızla düşmesi dengeleme ihtiyacını artırıyor ve sistem üzerindeki baskıyı farklı saat dilimlerine kaydırıyor. Eylül’de, güneşli günlerin devam etmesi hâlinde, özellikle hafta sonlarında gün ortası bolluğu yeniden belirginleşebilir. Bu nedenle artık sadece baraj dolulukları değil, güneş ve rüzgâr üretim tahminleri de sistem yönetimi açısından kritik hale gelmiştir.  


Türkiye’nin Yenilenebilir Resmi: GES ve RES Artık Hidro Kadar Kritik 


Türkiye’nin güncel kurulu gücüne bakıldığında: GES: 22.500 MW, RES: yaklaşık 13.000 MW, yani toplamda 35.000 MW’ı aşan yenilenebilir enerji kapasitesi, sistemde hidroelektrik kadar belirleyici bir konuma gelmiştir. 


Tüketim Tarafı Yatay: Elektrifikasyon Artıyor, Talep Geç Geliyor 


Ancak tüketim tarafında benzer bir ivme henüz gözlemlenmiyor. 2025 itibarıyla sistemde 231.000’i aşkın elektrikli araç ve 29.000’den fazla şarj soketi yer alıyor. Buna rağmen, elektrik talebi bu yapısal dönüşümü karşılayacak ölçüde büyümüyor. Bu durumun temelinde, ekonomik durgunluk ve sanayideki yavaşlama yatıyor. Kurulu güç artarken, talep yatay seyrediyor; bu da bahar aylarında ve bayram gibi özel dönemlerde arz fazlası nedeniyle fiyatların sert düşmesine yol açıyor.  


Uluslararası Perspektif ve Orta Vadeli Fiyat Görünümü


Bu durum Türkiye’ye özgü değil. Portekiz ve İspanya gibi GES yoğun ülkelerde, güneşli sezonlarda gün içi fiyatların düşük kalması artık piyasa oyuncuları için mevsimsel norm hâline gelmiş durumda. Türkiye’de GES kurulu gücünün 30–40 GW seviyelerine ulaşmasıyla birlikte, benzer bir adaptasyon süreci kaçınılmaz görünüyor. Tıpkı geçmişte su rejimi etkisiyle Nisan-Mayıs aylarında PTF’nin düşük kalacağı modeller kuruyorduk; şimdi benzeri yaklaşımlar güneş üretimi için geliştirilecek. Ayrıca, ABD dolarındaki enflasyonist baskıya rağmen, sıfır yakıt maliyetli ancak yüksek sermaye maliyetli (CapEx) santrallerin devreye girmesiyle, önümüzdeki 5 yılda elektriğin bugünkü ~70-80 USD/MWh seviyelerini anlamlı biçimde aşması beklenmemelidir. Ancak bu tahmin nihai tüketici fiyatlarına doğrudan yansımaz. Çünkü YEKDEM mekanizması, nükleer gibi destekli üretim tesisleri ve fiyatlama yapısındaki çapraz sübvansiyonlar, piyasada oluşan düşük toptanfiyatların tüketiciye aynı hızla ya da oranda ulaşmasını engelleyebilir. Bu nedenle, piyasada düşük fiyat oluşsa dahi, tüketici açısından maliyetler 

belirli bir tabanın altına düşmeyebilir.


Sonuç: Dalgalı Bir Dönem, Ama Gelişen Bir Sistem 


EPİAŞ piyasalarında fiyatlar artık yalnızca arz-talep dengesine değil, mevsim, saat dilimi ve tüketim davranışlarına da güçlü biçimde tepki veriyor. GES ve RES kurulu gücündeki büyüme, sistem dinamiklerini dönüştürüyor. Öte yandan, ekonomik durgunluk nedeniyle elektrik talebi bir süre daha yatay seyredebilir. Ancak özellikle mesken ve ticarethane tarafında, elektrikli araçlar, iklimlendirme sistemleri ve yeni nesil cihazlarla birlikte ani ve dikey bir talep sıçraması olasılığı güçleniyor.  Bugün birbirinden uzaklaşmış gibi görünen kurulu güç ile tüketim talebi, aslında 

kavuşmayı geciktiren iki sevgili gibi—ve o buluşma gerçekleştiğinde, en önemli belirleyici sistemin esneklik kapasitesi olacak. 


Bu dönüşümün sağlıklı ilerlemesi için: 


• Depolama yatırımları (batarya sistemleri, pompa depolamalı HES’ler), 

• Dijital altyapı ve talep tarafı yönetimi, 

• Altyapı güçlendirmeleri hayati önem taşıyor. 


Depolama ve dijitalleşmenin oyuna tam olarak girmesi, uzun vadeli stabilitenin temel şartı. Ancak bu noktaya ulaşana dek, piyasalarda volatilite ve geçici dengesizlikler kaçınılmaz görünmekte. Elektrifikasyonun ulaşım, sanayi ve ısıtma gibi tüm sektörlere yayılmasıyla birlikte, elektrik talebi kısa vadede dur-kalklarla ilerlese de, uzun vadede kaçınılmaz şekilde büyüyecek. Bu nedenle geleceği öngörmek için sadece bugünün arzına değil, yarının davranış kalıplarına ve teknoloji entegrasyonuna bakmak gerekiyor. 


Türkiye artık güneşin bol olduğu günlerde sıfır fiyatları konuşuyor.  


Bu bir kriz değil, bir geçiş evresidir.  


Doğru yönetilirse, Türkiye bu dönüşümü fırsata çevirebilir!


Raporda öne çıkan 8 Önemli Nokta:

 

1. Güneş enerjisi üretimindeki hızlı artış, öğle saatlerinde elektrik fiyatlarının çok düşmesine neden oluyor.


2. 15 Haziran 2025 pazar gününde fiyatlar bazı saatlerde neredeyse sıfıra indi; arz ve talep arasında büyük bir dengesizlik yaşandı.


3. Yazın artan klima talebi öğle saatlerindeki fiyat düşüşünü sınırlandırıyor, ancak akşam saatlerindeki talep hızlı bir şekilde yükseliyor.


4. Türkiye’de 22.500 MW güneş ve 13.000 MW rüzgâr kapasitesi, hidroelektrik kadar sistem için kritik hale geldi.


5. Elektrikli araç sayısı 231.000’i, şarj soketleri ise 29.000’i geçti; talepte yakında hızlı artış bekleniyor, ancak ekonomik yavaşlama bu artışı şimdilik sınırlıyor.


6. Piyasa fiyatları artık sadece arz ve talebe değil, mevsim, saat ve tüketim alışkanlıklarına göre de değişiyor.


7. Depolama ve dijitalleşme yatırımları olmazsa piyasalarda dalgalanma ve dengesizlikler devam edecek.


8. Bu durum bir kriz değil; doğru yönetildiğinde Türkiye için büyük bir fırsat yaratacak önemli bir dönüşüm süreci.

Yorumlar

0 yorum

Yorum bırak

Yorumunuzu bizimle paylaşın.

Yorumlar yayına alınmadan önce kontrol edilir.

Henüz yorum yok.