İnşaat sektöründe iş gücü krizi derinleşiyor!
Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği'nin BETAM'a yaptırdığı 'İnşaat Sektörü ve İş Gücü Dinamikleri: Türkiye’24' araştırması, sektöre dair pek çok veriyi ortaya koydu. Depremler ve kentsel dönüşüm kaynaklı ihtiyaçların inşaat sektöründe iş gücü krizini derinleştirdiğine dikkat çeken çalışma, gelir adaletsizliğinden ağır çalışma şartlarına, farklı sorunları da gündeme taşıdı.

GYODER tarafından Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi’ne yaptırılan 'İnşaat Sektörü ve İş Gücü Dinamikleri: Türkiye’24' araştırmasının sonuçları 4 Şubat’ta açıklandı.
İnşaat sektörüne ilişkin sorunların çözüm önerilerinin konu edildiği ve araştırma sonuçlarının analiz edildiği basın toplantısında konuşan GYODER Başkanı Neşecan Çekici, “Sektörümüzün en büyük sorunlarından biri nitelikli işçi bulamama sorunu. Özellikle depremden sonra bu durum daha da arttı. Bu kriz yalnızca kısa vadeli çözümlerle değil, uzun vadeli stratejilerle aşılabilir. Hazırlamış olduğumuz raporumuz, sektörümüzün mevcut durumuna ışık tutarken geleceğe yönelik önemli bir yol haritası da sunuyor" dedi.
Sektörün milli gelirdeki payı ne?
2000 sonrası yatırımlarının inşaat ve hizmet sektörlerine kaydığına, ancak bu sektörlerdeki üretimin ve millî gelir içindeki payının beklenen artışı göstermediğine dikkat çeken araştırmada, bu durumun 2014 sonrası dönemde inşaat sektöründe yaşanan düşük verimlilikten kaynaklandığı vurgulandı.
Son 5 yılda emek verimliliğinde büyük artış
Rapora göre, 2020'den itibaren emek verimliliğinde ciddi artışlar görüldü. Enflasyondan arındırılmış TL cinsinden çalışan başına katma değer, 2019'da 121 binden 2022'de 220 bine çıkarak yüzde 82 artarken bunun sadece yüzde 15'i TL'nin değerlenmesinden kaynaklandı. 2020’den 2022’ye çalışan sayısındaki yüzde 20’lik sınırlı artışın ise kriz döneminde inşaat firmalarının vasıflı çalışanları işten çıkarmak yerine düşük kapasitede çalıştırmayı tercih etmesiyle açıklanıyor.
"İş kazası riskinin yüksekliği endişe yaratıyor"
12.037 çalışan ve 100'e yakın işverenle yapılan araştırma sonuçlarına göre, sektörün bedensel güç gerektirmesi, ağır çalışma koşulları, mesai saatlerinin uzunluğu, hafta sonu çalışma, iş kazaları riskinin yüksekliği, projelerin dönemsellik taşıması ve sürdürülebilir iş imkanı sunmaması gibi sebeplerden dolayı inşaat sektörünün mecbur kalınmadıkça büyük çoğunluk tarafından çalışılmak istenmeyen bir sektör haline geldiği görülüyor.
Tarım ve inşaat sektörü ilk iki sırada
Raporda, “Çalıştığınız işten genel olarak memnun musunuz?” sorusuna en çok “Hayır” cevabı verilen iki sektörden biri tarım diğeri ise inşaat. İnşaat sektöründe, 'Aldığım ücret ile geçinemiyorum’ diyenlerin oranı yüzde 54,2, ‘Ağır bir iş yapıyorum, iş sağlığıma zarar veriyor’ diyenlerin oranı yüzde 37,5, ‘Çalışma saatlerimden memnun değilim’ diyenlerin oranı ise yüzde 26,7.
Neredeyse her üç yevmiyeli çalışandan ikisi sektörden ayrılmayı düşünüyor. Sektörden ayrılmayı düşünenlere nedenleri sorulduğunda yüzde 31,4 ile “Ücretin tatmin edici olmaması” yanıtı dikkat çekerken, onu yüzde 30,7 ile “İş/yaşam dengesinin iyileştirilmesi” talebi ve yüzde 23,7 ile “Daha kısa saatler çalışma” isteği takip ediyor.
Yüksek maaşlar geçici
İnşaat sektöründeki kazançların diğer sektörlere göre daha yüksek olmasına rağmen gençler tarafından tercih edilmediğine dikkat çeken araştırma, bunun sebebinin yüksek maaşların dönemsel olmasından kaynaklandığını belirtiyor.
Yorumlar
0 yorumHenüz yorum yok.
