Dolar imparatorluğu çöküşte mi? ABD’nin hegemonyasına gölge mi düşüyor?
Amerika Birleşik Devletleri'nin uzun süredir sahip olduğu ekonomik üstünlük ve doların küresel rezerv para birimi statüsü, bugün ciddi bir tehdit altında. Washington merkezli düşünce kuruluşu Atlantic Council tarafından yayınlanan son rapor, doların geleceği hakkında çarpıcı uyarılar içeriyor. Rapora göre, ABD’nin mali ve dış ticaret açıkları hızla artarken, yatırımcı güveni sarsılıyor ve doların küresel sistemdeki öncü rolü zayıflıyor. Kuruluş, ABD’nin “aşırı ayrıcalığının” artık sürdürülemez hale geldiğini ifade ediyor.
İlgili Etiketler

EKONOMİ MANŞET - DIŞ HABERLER
Doların dünya rezervlerinde sahip olduğu pay 2000’li yıllarda %70 civarındayken, bu oran 2022 itibarıyla %60’a gerilemiş durumda. Bu düşüşün arkasında yalnızca Trump yönetiminin ticari korumacılığı değil; aynı zamanda demografik, teknolojik ve jeopolitik değişimler de var. Rapora göre, yatırımcılar artık dolara eskisi kadar güven duymuyor ve alternatif arayışları hız kazanıyor.
ABD, dış yatırım olmadan ayakta kalamaz
ABD'nin dış borçları rekor seviyelere ulaştı. 2024 yılının son çeyreği itibarıyla ülkenin net dış yükümlülüğü 26,2 trilyon doları aştı. Bunun anlamı, ABD'nin borçları, varlıklarının çok üzerinde. Bu fark, özellikle kamu borçlanması yoluyla kapatılmaya çalışılıyor. Ancak Kongre Bütçe Ofisi’nin verilerine göre, bütçe açığı önümüzdeki yıllarda GSYİH'nin %6’sının üzerinde kalmaya devam edecek. Kamu borcu da %118’e ulaşacak.
Yatırımcıların büyük çoğunluğu şu anda ABD tahvillerine ve diğer finansal varlıklara yöneliyor. Ancak Bloomberg’e göre, bu güven azalmaya başladı. Avrupa Sigorta ve Mesleki Emeklilik Otoritesi (EIOPA) bile, ABD tahvillerinin artık “güvenli liman” olarak görülmediğini açıkladı. Bu gelişmeler, ABD’nin dış kaynaklarla kendini finanse etme kabiliyetini tehlikeye atıyor.
Göç politikası mı, ulusal bağımsızlık mı?
Atlantic Council raporunda dikkat çeken bir öneri de göç politikalarıyla ilgili: Doların hâkimiyetini korumak için ABD’nin izolasyonist politikalardan vazgeçmesi ve göçü hatta yasa dışı göçü dahi teşvik etmesi gerektiği savunuluyor. Bu görüş, doğrudan Trump ve Cumhuriyetçi kanadın itiraz ettiği noktaların başında geliyor.
Trump’ın 100 gün içinde uluslararası taahhütleri hiçe sayması ve ticari savaşlarla birçok müttefiki karşısına alması, Amerika’nın “güvenilir ortak” imajını zedeledi. Bu da, dolara olan güvenin sadece gelişmekte olan ülkelerde değil, artık Batı’daki zengin müttefikler arasında da sorgulanmasına neden oluyor.
Goldman Sachs ve Deutsche Bank gibi dev finans kuruluşları, doların değerinde ciddi düşüşler bekliyor. “Doların saltanatı sona mı eriyor?” sorusu artık sadece teorik bir tartışma değil; küresel piyasaların gündeminde en üst sıraya yükselmiş durumda.
İlgili Etiketler
Yorumlar
0 yorumHenüz yorum yok.
