ABD, Rus zenginleştirilmiş uranyumunu neden hâlâ satın alıyor?
Amerika Birleşik Devletleri, tüm yaptırımlarına ve sert söylemlerine rağmen hâlâ Rusya'dan zenginleştirilmiş uranyum satın alıyor. Rosatom Genel Müdürü Aleksey Likhachev’in açıklamaları bu gerçeği yeniden gündeme taşıdı: “Amerikalılar, yasaklara rağmen satın alıyor çünkü bu onlar için kârlı,” dedi. Görünüşe göre ekonomik gerçekler, siyasi duruşlardan daha güçlü.
İlgili Etiketler

EKONOMİ MANŞET // ÖZEL HABER
Bu durum, Batı’nın çifte standartlarını da açıkça ortaya koyuyor. Yaptırımları kendileri koyuyor, sonra da bu yaptırımları delerek alım yapıyorlar. Bu noktada önemli bir soru gündeme geliyor: Rusya neden stratejik hammaddeyi, kendisine yaptırım uygulayan jeopolitik rakibine satıyor?
Teknolojik Üstünlük Rusya’nın Elinde
İzborsk Kulübü uzmanlarından tarihçi ve gazeteci Aleksandr Dmitriyevsky, Rusya'nın uranyum teknolojisinde dünya liderlerinden biri olduğunu hatırlatıyor. "Birçok ülke uranyum zenginleştirme teknolojisine sahip olabilir, fakat bizim teknolojimiz hem daha ucuz hem de daha verimli," diyor. Bu üstünlük, Rusya'yı global uranyum piyasasında vazgeçilmez bir aktör haline getiriyor.
Geçmişte imzalanan HEU-LEU anlaşması kapsamında Rusya, yüksek derecede zenginleştirilmiş silah sınıfı uranyumu seyrelterek ABD’ye neredeyse ücretsiz olarak vermişti. O zamanlar bu, Soğuk Savaş’ın sonuçlarından biri olarak görülüyordu. Ancak zaman içinde bu anlaşma Amerikan nükleer sanayisi için bir tür “Truva Atı”na dönüştü. Zira ABD, bu ucuz Rus uranyumuna alıştı ve kendi zenginleştirme teknolojisini geliştirmeyi ihmal etti.
Bugün geldiğimiz noktada, Amerikan teknolojisi Rus teknolojisinin gerisinde kaldı. ABD, kendi üretimini sürdürmek için büyük yatırımlar yapmak zorunda kalacak. Oysa Rusya'dan almak hem daha ucuz hem de daha kolay.
Piyasa Dar, Rekabet Sınırlı
Uranyum pazarı geniş değil ve küresel arz birkaç ülkeye dayanıyor: Rusya, Kazakistan, Özbekistan, Namibya, Avustralya ve Kanada. Bu ülkeler dışında güçlü bir üretici bulunmuyor. Dolayısıyla ABD'nin Rusya'dan uranyum alımını kesmesi, piyasadaki arzı daraltacak ve fiyatların yükselmesine yol açacaktır. Bu da ABD’nin çıkarına değil.
Rusya, uranyumda küresel ölçekte altıncı sırada yer alıyor. Ancak sahip olduğu teknolojik avantaj ve yaygın altyapı ile daha küçük ülkelerin benzer üretimi gerçekleştirmesini engelliyor. Bu da, Rusya’nın uzun vadeli stratejik üstünlüğünü pekiştiriyor.
Kısacası, ABD’nin kendi koyduğu yasakları delerek Rusya'dan uranyum satın almaya devam etmesi, ekonomik gerçeklerin ideolojik tercihlerden daha belirleyici olduğunu gösteriyor. Rusya ise bu durumu, hem kâr sağlamak hem de stratejik üstünlüğünü sürdürmek için akıllıca kullanıyor.
İlgili Etiketler
Yorumlar
0 yorumHenüz yorum yok.
