2. yatırım turuna çıkan İnteraktif Kredi global marka olmayı hedefliyor

2017 yılında finansal okur yazarlığın gelişmesi için kurulan ve Kredi Güven Raporu ile 650 bin kullanıcıya ulaşan İnteraktif Kredi, geleceğin finansal teknolojilerini günümüze taşıyarak borç-alacak ilişkisi içerisindeki tarafların güven içinde ticaret yapmalarını sağlıyor.  

2. yatırım turuna çıkan İnteraktif Kredi global marka olmayı hedefliyor

İki eski bankacı olan Cesur Ölçenoğlu ile Mustafa Gümüş’ün kurduğu ve “Kredi Almak Herkesin Hakkı” sloganıyla faaliyet gösteren İnteraktif Kredi, yapay zeka destekli üretilen raporlarla borç-alacak ilişkilerini güvenli platformlara taşıyor ve yıllık 120 milyon lira civarında bir krediye aracılık ediyor. 

İstediği tutarda kredi başvurusu onaylanmayan, finansal sicili kötü veya başka bir nedenden dolayı kredi alamayanların, yapay zeka destekli Kredi Güven Raporu ve kredi uzmanlarının çizdiği yol haritası ile krediye ulaşmasına yardımcı olan İnteraktif  Kredi, yurt dışına açılarak global bir marka olmayı hedefliyor. Öncelikli hedef pazarları arasında ise başta Avrupa ülkeleri olmak üzere Doğu Avrupa, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türki Cumhuriyetler ve Orta Doğu ülkeleri yer alıyor. Almanya, Birleşik Krallık ve İrlanda’dan proje ve yatırım teklifleri de alan, önümüzdeki günlerde ikinci yatırım turuna çıkan şirket, 2022’de mevcut müşteri portföyüne 200-250 bin müşteriyi daha eklemeyi hedefliyor. 

2021 yılında 816 milyon risk sorgusunun yapıldığını belirten İnteraktif Kredi Kurucu Ortağı Mustafa Gümüş,  “Pazar kendi içinde her yıl büyüyerek gidiyor. Sorgulama çok ciddi artacak. 2021 sonu itibariyle Kredi Kayıt Bürosu faaliyet raporunda 816 milyon kez kredi puanı sorgulaması yapıldığını görüyoruz. 2025 ve sonrası için 2.5 milyar sorgulama bekleniyor. Peki bunu kimler sorguluyor? Öncelikle bankalar sorguluyor, kredi vermeden önce. Araç kiralama şirketleri, aracını teslim edeceği insanın ne kadar iyi olduğunu anlamak için sorguluyor. Tam geçerli olmasa da girebileceği tek kaynak orası. Ev kiralayan insanlar, evini vereceği kişinin mutlaka skoruna bakmak istiyor. Dayanıklı tüketim malı satan firmalar sorguluyor. Bizim çalıştığımız kurumlar kredi talep eden değil kredi arz eden kurumlar. Bankalar, finans kuruluşları, perakende şirketleri… Ama bizde müşteri tarafı da güçlü. Çünkü onlar da bankaya başvurup reddedilince veya istedikleri ürün veya kiralık reddedildiğinde bu durumu nasıl düzelteceğini soruyor. Orada finansal okuryazarlık işin içine giriyor. Bireysel tarafta da uzun zamandır yönettiğimiz güçlü bir kasımız var. Haliyle ürün iki bacaklı satılıyor. Müşteri seçimine, risk yönetimine kolaylık sağlamak için karar destek sistemi olarak satıyoruz. Diğer taraftan bireysel tarafın alabileceği limite bakıyoruz, oraya doğru yönlendiriyoruz. Ya da olmuyorsa sebeplerini bulup finansal okuryazarlık haritası çıkarıyoruz. Bunları güvenli bir müşteri olmaları için düzenliyoruz. Amacımız sonradan ev, araç kiraladıklarında, kredi çektiklerinde bir sorun çıkmaması. Bizim hedefimiz bir başarı hikayesi yazmak. Bu işi şeffaflıkla, adil bir şekilde yapmak istiyoruz. Biz ülke ekonomisine de gerçek anlamda bir katma değer yaratmak istiyoruz” diye konuştu.

Yeni hizmet alanları üzerinde çalışmalar sürüyor

Artık sadece finans şirketleri ve bankalar değil teknolojiden belediyelere çok farklı kesimlere hizmet verdiklerini dile getiren Gümüş, şu değerlendirmeyi yaptı: “Veri bizim gücümüz. Veri ne kadar artarsa biz o kadar güçlü olacağız. E-ticaret firmaları ürün satmak için çok yakın gelecekte bizim gibi şirketlere çok ihtiyaç duyacak. Önümüzdeki yılın 1 Ocak tarihi itibariyle 10 büyük bankaya verileri açma zorunluluğu getirildi. Tüm veriler olmasa da bizim işimize yarayacak veriler var içerisinde. Kredi kullandırma, hesap hareketleri, basit bankacılık işlemleri gibi veriler zaten bizim işimizin çerçevesi.  Oraya odaklanmaya başladık. Mevcut bankacılık verileri mutlaka bizim sistemimizin altyapısında olmak zorunda. Borçlanmaya konulabilecek başka hangi araçlar var diye düşündük. Mesela hepimiz günlük hayatta cep telefonu kullanıyoruz ve fatura ödüyoruz. Onlar düzenli yaptığımız ödeme olduğuna göre borçlanmaya koyulabilecek bir ürün. Sistemde bunların kaydını tutabilir miyiz diye telekomünikasyon şirketleriyle konuşmaya başladık. Müşterinin KVKK iznini aldığımız sürece bir sorun yok. Onları dahil edebiliyoruz, bunlarla görüşmeye başlayıp ilerleyebiliyoruz. Örneğin su faturaları, nerdeyse ülkenin %95’i, bankacılık verilerinden hatta elektrik, doğalgaz, telefon verilerinden daha güçlü. Çünkü her evde su var. Haliyle su verilerini bu işe dahil edebilir miyiz diye başladık. Bu konuda da İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Konya Belediyesi ile işe devam ediyoruz. Gaz verileri, elektrik verileri, hepsiyle ayrı ayrı görüşüyoruz. Bu da bizim işimizi bir asimetrik enformasyon sürecine sokmaya başladı. Örneğin bir şirket gelip bize birine araç kiralamalı mı diye sorduğunda bizim baktığımız şey sadece bankacılık verileri değil, aynı zamanda bu kişi geçmişte araba kiralamış mı, zamanında geri vermiş mi, mala zarar vermiş mi gibi sorular da olacak… Mesela bir gelir tahmini modelimiz var.  Geçmiş dönem yapılan harcamaların nereye yapıldığına, ne kadar tutarlı yapıldığına ve onun sürekliliğine bakarak enflasyonu da işin içine katarak bugün ne kadar geliriniz olduğunu tahmin ediyor. Sonra da ürün satın almaya geldiğinde bir belgeyle eşleyip doğrulama yapıyor. Modelimiz, +/- %10 marj koyduğumuzda, %92 başarıya geldi. Bu iyi bir oran. Çok uluslu bir banka bizim modelimizi kullanmaya başlayacak ve bireysel müşterilerde kullanacaklar. Yine bir kamu bankası da çok beğendi. Geliri doğru tahminleyip sistemlerine entegre ettiğimizde her şeyin çok kolaylaşacağını düşünüyorlar. Peki bunu bankacılık kullanmayanlara nasıl ulaştıracağız? Orada işin içine bahsettiğimiz asimetrik enformasyon girecek. Elektrik, doğalgaz, cep telefonu faturalarına bakacağız. Harcamalara, hesap hareketlerine bakacağız. Öyle karar vereceğiz. Ve bunların hepsini birkaç sene içinde yapıyor olacağız. İşimiz oraya doğru evriliyor.” 

Apple’ın yaptığı satın alma dengeleri değiştirecek

İnteraktif  Kredi’nin yer aldığı ekosistemde son dönemde önemli bir gelişme yaşandığını belirten Mustafa Gümüş, Apple’ın bu alanda önemli 150 milyon dolarlık bir satın almaya imza attığını vurguladı. Gümüş, şöyle devam etti: “Fintech şirketlerini genelde bir banka, sigorta şirketi veya büyük bir finans şirketi satın alırdı. Sistem 20 yıldır böyle işliyor. Ama geçen Mart’ın sonunda Apple, İngiltere’de bizimle aynı işi yapan Credit Kudos’u 150 milyon dolara satın aldı. Credit Kudos 2017’de bizimle aynı tarihlerde kurulmuştu. Onun da temel amacı aslında açık bankacılığı, geçmiş banka sistemini, asimetrik enformasyonu birleştirerek modern skoring yapmaktı. Bizimle neredeyse birebir örtüşen bir iş modelleri vardı. Onların avantajı o dönemde İngiltere’de açık bankacılığın zaten çıkmış olmasıydı. Hemen kuruldular, peşinden iki yıl kuluçkada kaldılar. Kuluçka boyunca üç yatırım turu kapattılar. 2020’nin ortalarında bir yatırım aldılar ve 30.8 milyon dolar değerlendiler. O dönemde 8.5 milyon dolar da yatırım aldılar. 42 firmaya da kredi skorlaması satmayı başardılar. Credit Kudos kurulduktan ancak dört yıl sonra firmalar tarafından kullanılmaya başladı. 5.5 milyon civarı da müşteriye erişti. Apple’ın 2022’de Credit Kudos’u satın alma görüşmeleri üç hafta sürdü. Apple’ın bir planı var. Apple’ın ürünleri dünya standartlarına göre pahalı ve insanlar genelde ürünleri kredi ile alıyor. Dünya bankacılık sistemi sıkıştıkça, kredi verme muslukları azaldıkça Apple onları satacak müşteriyi zor bulmaya başlıyor. Apple da diyor ki ‘Ben çok büyük bir kitleye sahibim, kendi müşterim ve param da var öyleyse kendim finanse edeyim burayı.’ Bu da şunu gösteriyor ki bizden az nüfuslu olan İngiltere’de bu başladıysa yarın Apple bunu yapmak için Türkiye’ye de gelecek.”

Kira raporu yakında piyasaya sunulacak

Cesur Ölçenoğlu Ölçenoğlu, Garanti Bankası ve Citibank gibi bankalarda 10 yıla yakın satış-pazarlama ekiplerinde görev aldı. Mustafa Gümüş de Garanti Bankası, HSBC Bank ve Türk Telekom gibi şirketlerde Risk Değerleme Uzmanı olarak çalıştı. Tüketicilerin ve şirketlerin kredi başvurusunda yaşadığı sıkıntıları, kredi profillerini nasıl düzelteceklerini ve banka tarafında kredi mekanizmasının nasıl işlediğini iyi bilen iki ortak, 29 yaşında kredi danışmanlığına başladı. 2017’de Kredi Kayıt Bürosu’nun (KKB) finansal hizmet platformu Findeks ile yapılan iş birliği onları daha profesyonel bir platforma taşıdı.  2018 yılında Findeks ile iş ortaklığı oluşturarak Kredi Kayıt Bürosu (KKB) raporlarını, bankaların kriterleriyle birleştirerek bireylerin veya kurumların nasıl kredi alabileceğini gösteren ilk kredi raporunu pazara sunuldu. Gelen yoğun talep karşısında işi büyütme kararı aldılar. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Big Bang Startup Challenge etkinliğine başvurdular ve İnteraktif Kredi üç ödül birden kazandı. Alesta Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Özer ve Bankalararası Kart Merkezi (BKM) eski Genel Müdürü Sertaç Özinal’dan 1 milyon $ değerleme üzerinden yatırım aldılar. Şirket, Kredi Raporu’nun yanı sıra İTÜ Çekirdek’te Kuluçka sürecinde Kira Raporu’nu da çıkardı. Bu rapor gayrimenkul sahiplerinin, güvenilir kiracıya ulaşmasına yardımcı oluyor. Mustafa Gümüş, “Sürekli ürün geliştiriyoruz. İTÜ ile ortak bir kira raporu geliştirmeye başladık. Bir mülkü, aracı; günlük, haftalık, aylık kiralarken gelen kiracı iyi mi, para öder mi, mala zarar verir mi risklerini ölçebilecek bir sisteme ihtiyaç olduğunu görüyorduk Türkiye’de. Yakın zamanda piyasaya sunacağız. Biraz müşteri isteklerine yola çıkarak işe doğru evrilme halimiz var” dedi.